Türkiye, 2027-2030 dönemi için ITU Konseyi üyeliğine yeniden adaylığını duyurdu. Bakan Yardımcısı Atalay ve BTK Başkanı Koçyiğit, uluslararası iş birliğinin önemini vurguladı.
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), Türkiye’nin Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU) Konseyi’ndeki üyeliğine adaylığını tanıtmak amacıyla Ankara’da bir resepsiyon düzenledi. Etkinliğe, Ankara’da görev yapan büyükelçiler ve diplomatik misyon temsilcileri katıldı.
BTK Merkez Binası’nda gerçekleştirilen programda, Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Ahmet Hamdi Atalay ve BTK Başkanı Mehmet Koçyiğit, Türkiye’nin 2027-2030 dönemi için ITU Konseyi üyeliği adaylığını resmen duyurdu. Atalay, Türkiye’nin ITU’nun kurucu üyelerinden biri olarak birliğin misyonunu desteklemeye devam edeceğini belirtti. Türkiye’nin 2002’den bu yana kesintisiz olarak ITU Konseyi’nde görev aldığını hatırlatan Atalay, dijital dönüşüm ve iklim değişikliği gibi küresel sorunların çözümünde uluslararası iş birliğinin önemine vurgu yaptı. Yapay zeka ve yeni nesil ağlar gibi gelişen teknolojilerin sunduğu fırsatlar ve beraberinde getirdiği karmaşık politika sorularının ancak güçlü bir uluslararası iş birliği ile aşılabileceğine dikkat çekti. Türkiye’nin, Doha’da yapılacak ITU Tam Yetkili Konferansı’nda B Bölgesi’nden 2027-2030 dönemi için ITU Konseyi’ne yeniden seçilmeyi hedeflediğini dile getiren Atalay, Türkiye’nin gücünün farklı bakış açılarını bir araya getirme ve uzlaşı sağlama yeteneğinden kaynaklandığını ifade etti.
BTK Başkanı Mehmet Koçyiğit, Türkiye’nin sektördeki tecrübelerini uluslararası iş birliği yoluyla paylaşmayı önemsediklerini ve diğer ülkelerin deneyimlerinden yararlanmayı düzenleyici kapasitelerinin vazgeçilmez bir parçası olarak gördüklerini söyledi. Koçyiğit, Türkiye’nin coğrafi konumunun tarih boyunca bir buluşma noktası olduğunu, günümüzde ise bu konumun teknolojiyle birleştiğini belirtti. Ülkenin Avrupa, Asya ve Orta Doğu’nun kesişiminde yer alarak bir köprü vazifesi gördüğünü ve artık bu köprü üzerinden verilerin de geçtiğini vurguladı. SEA-ME-WE, KAFOS ve MedNautilus gibi uluslararası denizaltı kablo sistemlerinin ve Türksat 6A uydusunun Türkiye’yi bölgesel bir dijital bağlantı merkezi haline getirdiğini aktaran Koçyiğit, teknolojik birikimlerini dost ve kardeş ülkelerle iş birliğine dönüştürmeye hazır olduklarını ekledi. Koçyiğit, Türkiye’nin 2002 yılından beri ITU Konseyi’nde Batı Avrupa’yı temsil eden ülkeler arasında yer aldığını ve bu görevi Birliğin çalışmalarına katkı sağlamak ve yapıcı diyaloğu desteklemek için önemli bir fırsat olarak gördüklerini belirterek, 9-27 Kasım tarihleri arasında Doha’da düzenlenecek ITU Tam Yetkili Temsilciler Konferansı’nda Türkiye’nin yeniden aday olduğunu duyurdu.
Yorum Yap